ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan yeni Jeffrey Epstein dosyaları eski İsrail Başbakanı Ehud Barak ile Epstein arasındaki ilişkide şimdiye kadar bilinmeyen detayları gün yüzüne çıkardı. Yayımlanan ses kayıtlarında Barak’ın Epstein ile yaptığı bir telefon görüşmesinde demografik stratejiler ve göç politikaları üzerine konuştuğu ortaya çıktı. Bu yeni kayıtlar yıllar önce yaşanmış bu görüşmenin içeriğini kamuoyu ile paylaşılarak tartışma konusu oldu.
Jeffrey Epstein ABD’de küçük yaştaki kızlara yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurmak gibi suçlamalarla yargılanmış; 2019’da hapishanede ölü bulunmuştu. Konu dünyada büyük yankı uyandırmış soruşturma dosyaları defalarca genişletilmişti. Barak’ın da bu belgelerde adı geçiyor.
Ses Kaydının İçeriği: “Bir Milyon Daha”
Epstein ile Barak arasındaki telefon görüşmesindeki ses kaydında Barak’ın İsrail’in demografik yapısını değiştirmek için Rusya’dan 1 milyon kişi alımı gerektiğini savunduğu ifade edildi. Kayıtta Barak Sovyetler Birliği’nden göç eden önceki nüfus dalgasına atıf yaparak “İsrail’i dramatik şekilde değiştiren o bir milyon Rus” örneğini verdi ve yeni bir göç dalgasının ülke için avantajlı olacağını belirtti.
Barak ayrıca Ortodoks Hahambaşılığı’nın Yahudilik tanımı üzerindeki tekeline karşı çıkarak bu tanımların daha esnek hale getirilmesi gerektiğini savundu. Böylece Yahudiliğe kitlesel geçişin önünün açılması ve göçmen kabul süreçlerinin kolaylaştırılması gerektiğini ileri sürdü. Bu ifadeler özellikle demografik politikalar açısından büyük yankı uyandırdı.
Ses kaydının ne zaman alındığına dair resmi bir açıklama yapılmadı; basında yer alan tahminler görüşmenin birkaç yıl öncesine ait olabileceğini söylüyor. Barak’ın 2015–2016 yıllarında Epstein ile birden fazla temas ettiği o dönemde New York Manhattan’daki malikanesine defalarca girdiği basına yansımıştı. Bu ilişki yıllardır soruşturma dosyalarına konu oldu ve şimdi yeni ses kayıtlarıyla tekrar gündeme geldi.
Uluslararası ve Politik Yankılar
Barak’ın bu açıklamaları büyük tartışma yarattı çünkü demografik strateji ve göç politikaları özellikle Orta Doğu bağlamında hassas bir konu olarak değerlendiriliyor. Kayıtlarda Yahudiliğe geçiş kriterlerinde esneklik önerilmesi ve nüfus artışına yönelik planların konuşulması kamuoyu ve analistler tarafından çeşitli açılardan yorumlanıyor. Bazı yorumcular bu görüşmeyi siyasi ve stratejik hesaplara dayalı bir demografi dalgası planı olarak görürken bazıları bunun eski bir politik figürün görüş beyanı olduğunu ve farklı bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini savunuyorlar.