Türkiye’de kentsel dönüşüm uygulamalarını düzenleyen mevzuatta kapsamlı bir değişiklik Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı 6306 sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun uygulama yönetmeliğinde önemli yenilikler yaptı. Bu değişikliklerle riskli yapıların tespitinden yıkım ve sonrasındaki süreçlere kadar pek çok uygulamada farklı kurallar getirilmiş oldu.
Süreç Artık Daha Hızlı Başlayabilecek
Yeni düzenlemeye göre artık kentsel dönüşüm sürecinin başlatılması için bireysel bir malik talebi bile yeterli olacak. Önceden belirli sayıda hak sahibinin onayı beklenirken artık bir kişinin talebiyle bile toplantı yapılabilecek ve süreç resmen başlayacak. Toplantılar tüm maliklere duyurulacak ve karar alma aşamasında hisselere göre salt çoğunluk (yüzde 50+1) esas alınacak. Böylece sürecin kilitlenmesine neden olan azınlık blokajlarının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Yeni uygulamayla kentsel dönüşüm alanlarındaki karar mekanizması da değişti. Artık riskli bina tespit edilmiş parsellerde parselleme ayırma satış yeniden bina inşası kat karşılığı veya hasılat paylaşımı gibi işlemler için hissedarların salt çoğunluğunun onayı yeterli sayılacak. Önceden belirli bir üst çoğunluk aranırken bu değişiklik karar süreçlerinin daha hızlı tamamlanmasını amaçlıyor.
İtiraz Edenin Payı Satılabilecek
Mevzuattaki en dikkat çekici yeniliklerden biri de itiraz eden maliklere ilişkin düzenleme oldu. Karara katılmayan hak sahiplerine bir bildirim yapılacak ve bu kişilerin payları için bir teklif süresi verilecek. Hak sahibi teklif edilen şartları kabul etmezse arsa payı rayiç bedelin altında olmamak kaydıyla açık artırmayla diğer paydaşlara satılabilecek. Eğer bu satış olmazsa paylar Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ilgili yerel idare veya TOKİ tarafından satın alınabilecek.
Devletin Öncelikli Hakları
Riskli bina yıkıldıktan sonra taşınmaz arsa haline geldiğinde satış sürecinde devlet kurumları öncelikli hak sahibi oluyor. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ya da ilgili idarelerin bu arsa paylarını alma ve bunun karşılığında maliklerle yeni konut veya işyeri sözleşmeleri yapma imkânı bulunuyor. Böylece sürecin hem kamu denetimi altında sürmesi hem de çözümsüz itirazların engellenmesi amaçlanıyor.